30 Kasım 2013 Cumartesi
"Faiz Lobisi" diyerek ortalığı ayağa kaldıranlar bunu nasıl bilmez?
Buna göre, enflasyonun ve faizlerin düşmesinden son derece rahatsız olan bu "lobi", "eski güzel günler"ini arıyor ve fahiş kârlar elde ettiği o günlere geri dönebilmek için hükumeti her fırsatta köşeye sıkıştırmaya çalışıyor!
Yani, bundan da anlamamız gerektiği üzere; sevgili hükumetimiz nereyi düzeltmek için el atsa karşısına adeta yedi başlı bir ejderha çıkmakta, bir başı kesse, yanı başında hemen ikinci bir baş belirmektedir!
Vatandaş olarak bizden beklenense, elinde çala kılıç, can-hıraş bir şekilde ve kan-ter içinde bu ejderha belası ile adeta efsanevi bir kahraman gibi mücadele eden başbakanımıza alkış tutmak ve ona minnet beslemekten ibarettir! Tabii bir de, ne, niye, nasıl sorularını asla sormamak ve aklımızın alamadığı kadar mühim olan bu meselelerde haddimizi bilip susmaktır!..
Bu efsanevi mücadeleyi(!) hayranlıkla seyredenlere iyi seyirler dileyelim ve bu ülkenin "sorunlu vatandaşları" olarak biz gerçeklere geri dönelim:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Kasım 30, 2013
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
12 Kasım 2011 Cumartesi
Almanya niye bu kadar güçlü?
Mevcut krizden ziyadesi ile etkilenen birlik ülkeleri ise, bu beladan kurtulmak için Avrupa Birliği'nin adeta kasası durumunda olan Almanya'dan medet ummaya devam ediyorlar.
Öteden beri güçlü bir ekonomik yapıya sahip olagelmiş Almanya'nın bu özelliğini hâlâ koruyor olması, doğal olarak bir çok araştırmacının dikkatini çekmekte. Dolayısı ile de dünya üzerinde bu konuya dair yazılmış ve yazılan bir dolu araştırma mevcut. Buna en son eklenen araştırmalardan biri de George Friedman tarafından yazılan "The Next 100 Years" (Gelecek 100 Yıl) başlıklı kitap. Kurucusu olduğu ünlü düşünce kuruluşu Stratfor'da bu kitabının tanıtımı yayınlanan Friedman, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Kasım 12, 2011
0 yorum Etiketler: Dünyadan Haberler, Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
15 Ağustos 2011 Pazartesi
Emperyalist krizlerin sonu savaştır!..
Yapısı gereği, her girişimi dönemsel krizlerle sonuçlanan bu "sistem", kendi ürettiği ama bir türlü içinden çıkamadığı krizlerin üstesinden gelebilmek adına hangi çareye başvursa, o da bir noktadan sonra daha büyük krizlere kapı aralıyor ve üst üste binen krizler küresel çapta "stresin" daha da bir artmasına sebep olmaktan ve sonu ancak "savaşla" giderilebilecek "çözümsüzlükler" yaratmaktan başka bir işe yaramıyor!.. Zira, o güne kadar onun bunun cebinden aşırıp kendi cebine koyduklarından bir zerresini bile geri vermeye yanaşmadan "çözüm"(!) arayan emperyalist kapitalizm, sonuna kadar emdiği bedenlerde kan kalmayınca deliye dönüyor ve cinnet nöbetleri geçirmeye başlıyor!..
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Ağustos 15, 2011
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları, Emperyalist Kültür ve Politikalar

Posts Relacionados
12 Ağustos 2011 Cuma
"Gıda Harcamaları!.."
Tam bu esnada, kulağıma şöyle bir cümle çalınıyor:
"Yapılan bir araştırmaya göre, düşük gelir gurubunda olanlar, yüksek gelir gurubunda olanlara göre gıdaya daha çok para harcıyorlar..."...mış!!..
Şimdi, elinizi vicdanınıza koyarak söyleyin; böyle bir cümlenin zihninizde ilk anda yarattığı görüntü nedir?!..
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Ağustos 12, 2011
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları, Emperyalist Kültür ve Politikalar

Posts Relacionados
27 Temmuz 2011 Çarşamba
NEREYE KADAR?!..
Unutulmasın ki, daha bundan on yıl önce, “yeni küresel nizam” gereği bu ülkede on milyar dolar cari açıktan “istifade edilerek” büyük bir ekonomik “kriz çıkarıldı” ve sadece milli varlıklarımız değil, “siyasi iktidar” da el değiştirdi!.. Bugünkü cari açığımız 68 Milyar dolara kadar gelip dayanmış ise, meselenin vahametini varın siz hesap edin!..
Yukarıdaki düşünceden hareketle ekonomiyi çoktan çözmüş(!) vatandaşlarımızın yanı sıra, ekonomiyi, “döviz, faiz ve borsa”dan ibaret zannedip, cafcaflı kravatlar takarak büyük televizyon kanallarına çıkan uzman(!)ların sabah akşam yaptıkları “indi çıktı” muhabbetlerine bakıp bakıp, bir gün elbet bana da bir şeyler düşer umudu ile ömür ve servet tüketen kimi uyanık vatandaşlarımıza da söyleyecek bir çift sözümüz var: Olması mukadder olan, ancak “zamanını”(!) bekleyen bu büyük kriz, sadece “ekonomik kayıplar” verilerek kurtulunamayacak kadar büyük olacaktır ve bu defa karşılığında bu ülkeden çok daha vahim bedeller talep edecektir. Bu bedelin ne olacağını merak edenler ise, bu sorunun cevabını bir zahmet; bugünlerde kendi kendilerine “özerklik” ilan edip, nara atarak devlete millete sövenlerin “cüretlerinde” arasınlar!..
Merkez Bankamız tıka basa döviz mi dolu?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Temmuz 27, 2011
0 yorum Etiketler: Ekonomi ve Bağımsızlık, Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
3 Ocak 2011 Pazartesi
YABANCI SERMAYEYLE KALKINMA OLUR MU?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Ocak 03, 2011
0 yorum Etiketler: Ekonomi ve Bağımsızlık, Ekonomi Yazıları, Türkiye'nin Ekonomisi

Posts Relacionados
2 Ocak 2011 Pazar
Bir Kalkınmanın Anatomisi
Eski Yugoslavya örneğinde olduğu gibi geçmişte komünist ülkelerle de iş birliği yapan IMF’nin kalkınma reçetelerine karşı en sert tepki yine ekonomilerini merkezi planlama ile yöneten ülkelerden gelmişti. Bu ülkelerden Kuzey Kore IMF reçetelerine gerek kalmadan 1960’lı yıllara gelindiğinde kendi kendine yeterli, disiplinli ve üretken bir iş gücüne sahip iyi yönetilen ve yolsuzlukların olmadığı endüstrileşmiş bir ekonomi kurarak, o yıllarda Japonya dışında tüm Asya ülkelerinden ileride olduğunu göstermişti.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Ocak 02, 2011
0 yorum Etiketler: Dünya Kültüründen..., Ekonomi ve Bağımsızlık, Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
21 Aralık 2010 Salı
Altın Piyasasındaki Büyük Oyun
HABLEMİTOĞLU BU ÇETENİN ÜSTÜNE GİTMİŞTİ
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Aralık 21, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi ve Bağımsızlık, Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
13 Kasım 2010 Cumartesi
Hay ömrüne bereket Osman Hocam!
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Kasım 13, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
8 Ekim 2010 Cuma
Ekonominin kanunları bize vız geliyor!
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Ekim 08, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
19 Nisan 2010 Pazartesi
Borsadaki 'tarihi rekorlar' ve üstü örtülen gerçekler...
Sayın okuyucu,
İşin artık ancak mizahî bir dille anlatılacak vaziyete gelmesi bir yana, milletin gözünün içine baka baka bütün bunları söyleyebilmek de gerçekten bir beceri işi olsa gerek. Yahu vatandaş bunları dinler, dinler de sonra dönüp bir de kendi cebine bakıp kafasını size doğru şöyle bir çevirirse ona ne cevap vereceksiniz? Onun "cep delik, cepken delik" vaziyetini "borsa'nın tarihi rekorları" ile izah etmeye devam edebilecek misiniz?
Eskiler anlatırlardı; Demokrat Parti iktidarı'nın ilk yıllarında CHP cihetinden gelen bu türden muhalefete merhum Menderes radyodan şu mealde bir cevap vermiş: "Buna vatandaşımız karar versin. Herkes kendi cebine bir baksın, cebi daha önceki hükümetler döneminde mi yoksa bizim dönemimizde mi dolu?" Haberi kahvede dinleyenler birbirlerinin gözüne bakıyor ve biri dayanamayıp cebinden bir paket "YENİCE SİGARASI" çıkarıp masanın üstüne koyarak; "Vallaha doğru söylüyor, eskiden "KÖYLÜ CİGARASI" içerdik, şimdi bunu içiyoruz!" diyor. Ayrıca o dönemde -herkesin cebinde bulunabilir hale geldiği için- kâğıt 2.5 Liralara da "Yel önü" denir olmuş...Yani bundan meramımız bir devrin muhasebesini yapmak değil halkın olaylara kendi cephesinden nasl baktığını vurgulamaktır. Benim cebime giren, benim cebimden çıkandan çoksa huzurlu olurum ve hükümetimi başarılı bulurum. Başka ne anlatsanız boştur. Ha, yalnız burada bir noktanın altını çizmek gerekir ki, bütün bu rekor mekor laflarının altında "ilerisi iyi olacak" kurnazlığı yatmaktadır. Zira, bu bir ümit vermedir ve "ümit vermek" de zaman kazanmanın en iyi yoludur.
Şimdi şurası muhakkak ki, bütün bu "parlak" görüntülerin gerçek yüzünü anlamayan insan sayısı giderek azalmakta. Çünkü artık zülfü yare dokunulmakta! Siz ne kadar allı yeşilli kartlar dağıtsanız, ne kadar nohut mercimek verseniz de uyguladığınız politikalar önce doğrudan bu insanları vuruyor. Geçenlerde Vatan Gazetesinde yayınlanan bir araştırmadan çıkan sonuca bir bakarsak demek istediğimizi sanırım daha iyi anlatmış olacağız. Buyrun:
Ortalama bir vatandaş ayda dolaylı vergiye ne ödüyor?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Nisan 19, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
"ENFLASYON"
Aynı zamanda kötü çağrışımlar yapmasıyla da ünlü bir kelime bu. Karikatürlere konu olduğunda, onun ağzından ateşler püskürten bir canavar şeklinde resmedildiğini biliyoruz.
Pahalılığın, hayatı çekilmez kılan ne varsa hepsinin ser-i sebebi hep bu "enflasyon"! Düşerse sevinilir, çıkarsa karalar bağlanır! Hiç bir zaman da "resmî" rakamlarla "piyasa" rakamları birbirini tutmaz. Ama her ne olursa olsun "o" kötü bir "şey"dir ve her zaman "enflasyon"un düşmesi yürek ferahlatan, hükümetlerin başarı hanesine yaldızlı artılar yazdıran bir durumdur.
Yıllar boyu devam edegelen bu koşullanmışlıktan kendimizi bir parça sıyıralım ve bu "mesele"ye "esastan" yaklaşan aklı selim insanlar bu konuda ne diyorlar bir bakalım ve "koşullanmışlıklarımızı" yeniden gözden geçirelim:
Kırk enflasyon mu kırk deflasyon mu
TÜRK ekonomi ufkunu sarmış olan “dışarıdan para gelmezse ekonomimiz çöker, fakirliğe mahkûm oluruz, aç kalırız” bâtıl inancını yıkmak için ezberci zihinleri gagalayıp duruyorum.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Nisan 19, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados


















