4 Ekim 2010 Pazartesi
Referandum sonucunu okuma kılavuzu!
Buyrun:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Ekim 04, 2010
0 yorum Etiketler: Milli Kültür, Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
3 Ekim 2010 Pazar
Sevr'i geri getirmeye "Bu Demokrasi" yeter!
Türkiye'ye Sevr'i getirecek 11-12 milyon oyDevamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Ekim 03, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Demokrasi"

Posts Relacionados
27 Eylül 2010 Pazartesi
Kuzey kutbunda petrol savaşları
"Dünyanın en değerli dağı paylaşılamıyor"
Rusya, 2007 ilkbaharında Kuzey Kutbu'nun derinliklerine diktiği bayrakla yeni bir 'Soğuk Savaş'ı da başlatmış oldu. Aslında 2001 yılında Rusya Birleşmiş Milletler'e (BM) Kuzey Kutbu'nun kendisine verilmesi için başvurmuş, ancak yeterli kanıt sunmadığı gerekçesiyle başvuru reddedilmişti. Aradan 6 yıl geçtikten sonra gelen Moskova'nın hamlesi bir işaret fişeği gibiydi.
2007'de bayrak dikmek için okyanusun 4 kilometre dibine inen aralarında iki milletvekili ve bilimadamlarının bulunduğu Rus ekibinin amacı, 1.2 milyon kilometrekarelik Lomonosov Sıradağları'nın denizaltından kayalık silsilesiyle Rusya'ya bağlandığını kanıtlamaktı.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Eylül 27, 2010
0 yorum Etiketler: Dünyadan Haberler

Posts Relacionados
24 Eylül 2010 Cuma
İsrail'in "Kürt" ilgisi
Kürtler ve Yahudiler arasındaki genetik bağlar
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Eylül 24, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Kürtçülük"

Posts Relacionados
18 Eylül 2010 Cumartesi
"EVET" dediniz ve (ne) kazandınız!
Kuru bir inadı bir "fikir"miş gibi sahiplenmek, onu kesin bir inanç haline getirmekten haz duymak, uzunca bir zamandır bizde bir gelenek haline geldi. Halbuki, bir toplumun gelişmişliği; bilgiye karşı açlık duyan, merak eden, soru soran, durmadan bir şeyler öğrenmek ihtiyacı içinde olan insanların çokluğu ile doğru orantılıdır. Batı'da "intellectual curiosity " denen ve "entellektüel merak" olarak adlandırabileceğimiz bu, sürekli "öğrenme açlığı" çeken insan sayısının azlığı, bir toplumun her türlü iç ve dış manüpilasyona açık halde bulunduğunun bir göstergesidir. Boyuna, posuna, yürüyüşüne, bakışına, konuşma tarzına "hayran" olduğu bir insan vasıtası ile kendisine (pazarlamacı değil) "pazar esnafı" mantığı ile dayatılan sloganları-ki, bunun kibar adı "toplum mühendisliği" oluyor-adeta havada kapan ve sonra da bunları bir fikir imiş gibi "ölümüne" sahiplenmeyi bir "marifet" ve "yiğitçe" bir "sadakat" sayan fertlerden müteşekkil bir toplumun seçebileceği tek şey, olsa olsa, sırtına vurulacak semerin rengini seçmek olur! Şimdi, bu sözüm üzerine derhal vaveyla koparacak "EVETÇİ" vatandaşlardan, mesela şu aşağıda (benzer bir çokları içinden seçip) zikrettiğim konudan haberdar olup olmadıklarını sormak isterim:
GLOCAL FORUM NEDİR, NECİDİR, NE İŞ YAPAR, ADINI DUYMUŞLUĞUNUZ VAR MI?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Eylül 18, 2010
0 yorum Etiketler: 2. Cumhuriyetçiler

Posts Relacionados
16 Eylül 2010 Perşembe
Buyrun, "saygı" duyabiliyorsanız duyun!
Bir gün önce, sözde demokrasi adına, olur olmaz her şeye saygı duymaya "amade" bir zihniyete dair görüşlerimi izaha çalışmıştım. İlginçtir ki, hemen ertesi günü Odatv.com haber sitesinde benzer kaygılarla kaleme alınmış, konuyu çok daha kapsamlı bir şekilde ele alan bir makale ile karşılaştım. "AKP İKTİDARINI SÜRDÜRMENİN YOLUNU NASIL BULDU" başlığı ile yayınlanana bu makaleyi, konunun önemine binaen sizlerle paylaşmak istedim. "Demokrasi" adına, nasıl uyutulmak istendiğimizi, nasıl kandılımaya çalıştığımızı ve malûm zihniyetin bir "Tramvay" olarak tanımladığı "demokrasi" anlayışının "demokrasi" diye diye memleketi nerelere sürüklediğini ve bu kelimenin büyüsünden nasıl istifade ettiğini bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren bu makaleyi, buyrun birlikte okuyalım:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Eylül 16, 2010
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
15 Eylül 2010 Çarşamba
Ne kadar da kolay saygı duyuveriyorsunuz böyle?!...
Güler misin, ağlar mısın dedikleri durum bu olsa gerek.
Yahu, bir kere siz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?
Karşınızdakiler kim?
Anayasa Mahkemesi tarafından, mevcut anayasanın "laiklik" ilkesine karşı "odak" olduğu tescillenmiş bir parti değil mi? Bu durumun bir "kapatma" gerekçesi olması gerekirken "para cezası" ile yetinilmiş olması gerçeği ortada değil mi?
Devletin imkânlarının sonuna kadar kullanılmış olduğu, başbakanlık emrine tahsis edilen "örtülü ödenek"ten kullanılan paranın katrilyonu geçtiği gerçeği ortada değil mi?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Eylül 15, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Demokrasi", Türkiye'nin demokrasisi

Posts Relacionados
6 Eylül 2010 Pazartesi
'ORYANTALİZM' ve BATI'NIN İDEOLOJİK HAKİMİYETİ
KAPİTALİZM:
Gerçek, kartezyen bilgiye dayanmakla birlikte göstermekle yetinmez; talepkardır. Soru sorar.
'ORYANTALİZM' ve BATI'NIN İDEOLOJİK HAKİMİYETİ : HALAYIKLAR,KAPIKULLARI..
Batı, her zaman 'öteki' hakkında berbat bir imgeler/semboller dizini ve hiyerarşik bir yapı üretmiştir: Karakafalı, barbar, vahşi, geri, uyuşuk, fanatik, hırsız, maço, saldırgan vs. Önce küçümseme ve hor görme, ardından koruyucu 'papaz' tavrı gelir. Bu tavırla gelen mesajın virüsü/truva atı, bulaşıcısı her zaman köleleştirme, ardından kendinden nefret ve kimliklerin inkarıdır. Bu sömürü ilişkisinin ayrı bir jargonu/dili vardır. İçlerinden bir kısmı daha yakındır kamçılı kolonyaliste; çiftliğin kâhyası mertebesine yükseltilir. Bunlar kapıkullarıdır. Diğer 'ötekilere' karşı 'elçi' görevini yaparlar. Misyonerler ve devşirmeler alınlarındaki secde izinden tanınırlar. Bugün de hemen hemen aynı format ve konsept hakimdir Doğu Batı ilişkilerine.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Eylül 06, 2010
0 yorum Etiketler: Batı Medeniyeti ve Türkler

Posts Relacionados














