30 Temmuz 2010 Cuma
'Hamdolsun Ekonomisi'nde son durum
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Gelenek(!) bozulmadı!
"Biliyoruz; cinayeti PKK işliyor.
Gel gör ki onları dağa çıkartanlar şehirlerde. Hem de şehirlerin en lüks semtlerindeler.
Saray gibi villalarda oturuyor; kamyon gibi ciplere biniyor; özel yalıtılmış lokantalarda yiyorlar.
Sakın hayal kurduğumu sanmayın.
İsbatı ortada:
PKK canileri, 12 yurttaşımızı katlettiler.
Borsa, ertesi günü görülmemiş bir noktaya yükseldi ve tarihi rekor kırdı.
Devamını gör...
20 Temmuz 2010 Salı
Bu vatanın şehitleri
Bugün Van'da vuku bulan alçak bir saldırıda şehit düşen bir evladımızın; Serdar Yeşilyurt'un yürek burkan hikayesi, şehadeti vesilesi ile basında yer aldı.
Haber şu:
"...Kozan Garnizon Komutanı Personel Kıdemli Binbaşı Bülent Siper ve İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Kubilay Ünal, beraberindeki sağlık ekipleri ile Yeşilyurt'un Bucak köyündeki ailesinin evine gitti.
Devamını gör...
4 Temmuz 2010 Pazar
Problemi çözmenin tek yolu?
HAFTANIN KARİKATÜRÜ
İngilizlerin "Middle-East", yani "Ortadoğu" dedikleri; kendilerini dünyanın merkezinde varsayarak buna göre "merkezin doğusu" olarak tanımladıkları bölgemizde yaşanan bütün problemlerin dünyanın kaderi ile ne kadar yakından ilgili olduğunu çarpıcı bir şekilde vurgulayan bir anlatım...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Temmuz 04, 2010
0 yorum Etiketler: Gülümsemeler

Posts Relacionados
İnsanlık Tarihindeki İroni
Kendilerine uygulanan zulmü şimdi başkalarına uygulayanların resmidir.
İnsanlık ve akıl rotasını kaybetmiş bir devletin ve o devlete destek veren bir milletin resmidir.
1 Temmuz 2010 Perşembe
"Soygun sistemi"nin en gözde mesleği
Ankara Anafartalar şubesinden aldığım kredi kartı borcunu icradaki dosyası kapattığımı sandığım halde icra memuru avukatı arıyor gel kapat diyor kapatmıyorlar. Baroya şikayet etmek istedim. 100 TL. müracaat bedeli yatırmamı istiyor.
Doğrudan muhataplık için ..... Bankası internetinden şikayet dilekçesi de verdim. Arayan soran olmadı. Banka yetkilisini icra dosyasında olması nedeniyle bulamıyorum. Bankanın yüksek faiz almasının dışında ayrıca avukatlar da mağdur etmekte kartzedeleri. Tüketici hakem heyetine götürmeyi düşünüyorum.
Ayrıca bankayı, Bankalar Birliğine de şikayet etmek istiyorum. Bankanın araması için 1 hafta bekleyeceğim. Banka ile anlaşmanın yolunu bir türlü bulamadım."
Çok tanıdık bir hikaye değil mi? Hem de her gün binlercemizin yaşayıp durduğu ve artık birilerinin kanıksamamızı sabırla, inatla ve hatta öfkeyle beklediği bir hikaye! "Kuralları ben koyarım, çünkü borç isteyen sensin!" Tuzu kurulardan anında cevap: "Almasaydın, kullanmasaydın, zorla mı verdiler sana?". Yani; "Söylemeyim, söylemeyim diyodum, işte beni söylettin sonunda..." tarzında, karşısındakine derhal baş eğdirecek ve kendisine kazandığı zaferin bütün hazzını yaşattıracak bir cümle: "Almasaydın!"
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Temmuz 01, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist Kültür ve Politikalar, Güncel

Posts Relacionados
8 Haziran 2010 Salı
Uzun oluyor gemilerin direği!
"Türkiye artık büyük devlet oluyor, bölgede artık söz sahibi oluyor!" "Büyük dönüşüm, büyük değişim" yalanlarıyla arsızlık çıtalarını alabildiğine yükseltenler, belli ki, ellerindeki "sırığın" maharetine çok güveniyorlar.
Bir kere şunu bilmeliler ki, ne söylendiğinden önce, "sözü" söylenenin "kim" olduğuna bakılır da ondan sonra o söz ciddiye alınır. Her devrin adamlarının, her düğünün çengilerinin süslü laflarına karnımız tok! Ardı ardına toprağa düşen evlatlarımızın acısı içimizdeyken, birden bire gündeme "düşürülen" Filistin'e yardım meselesiyle millet oyalandı ve Barzani'nin ayağına kırmızı halılar seriliverdi! Başka bir zaman olsa büyük bir infiale sebep olacak bu ziyaret, 10 kişinin canına mal olsa da, "ustaca" kamufle edilmiş oldu.
Kendi vatanlarından göz göre göre büyük bir parça koparılırken cenazeden cenazeye, bir kaç dakikalığına "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları ile iktifa eden, aralarda "Tekbir" getirmeyi de ihmal etmeyen milletimiz, günlerdir "Filistin uğruna" şehit olanlara ağlıyor! Gözleri o kadar yaşlı, yürekleri o kadar yanık olmalı ki, bir gün önce İskenderun'da haince katledilen 7 evladının acısı herhalde(!) bu acının yanında daha hafif kalıyor!
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Haziran 08, 2010
0 yorum Etiketler: Milli Birlik Yazıları, Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
25 Mayıs 2010 Salı
CHP: Umut, Korku, Endişe...
İnsanların bildikleri, inandıkları ne varsa hepsini bir anda tersyüz edebilecek kadar hızla değişen (ya da değiştirilen) ülke gündeminde "umut" ve "korku" tam anlamıyla iç içe geçmiş durumda.
Olan biteni yorumlamak, korkulu rüyaları hayra yormaya benziyor! Gündemi tutmaya çalışan en aklı başında yazarların en iyimser satırlarında bile bir endişe gizli.
Yıllar yılı hayırlı bir haber duymamış olan muhalif vatandaş ise en azından bir süreliğine de olsa "sevinme" ihtiyacını gidermekle meşgul. Bu nedenle de şu an başka bir şey duymak istemiyor. Kısacası, kendi sorunlarını kendi iç dinamikleriyle çözme refleksini yitirmiş bir milletin bu şaşkınlığı, piyangodan para çıkmış bir adamın sevincine benziyor; acaba kazasız belasız ikramiyesini alabilecek mi?...Biz yine de bir kenara çekilip duruma şöyle bir bakalım ve aklımıza takılan soruları soralım:
Devamını gör...



























