14 Ağustos 2010 Cumartesi
Reytinginiz batsın!
Bugüne kadar bu milletin çözülmedik bir sorunu kalmamış olacak ki, epey bir zamandır ha bire "Kürt Sorunu" başlığı altında birilerinin bambaşka maksatlar için ortaya attığı bir konuyu gerçek bir "sorun" haline getirmek için büyük bir uğraş veriyorlar. Türk filmlerinin vazgeçilmez tecavüzcüsü rolüyle ünlenen aktörü "tecavüzcü Coşkun" gibi, "sorunlu" taraf "Kürtler"i oynayan belirli tipler, ekranların baş köşesine kuruluyor, karşılarına oturtulan prof.lardan, siyasetçilere, siyasetçilerden emekli askerlere kadar kim varsa onlara ve ekran başında kendilerini izleyenlere saç baş yoldurmaya devam ediyorlar. Kimi zaman da bu "zihin tecavüzünü" tahlil ettirmek maksadıyla, bilirkişi mahiyetinde prof. dr. etiketli kimi allameler programlara davet ediliyor ve bu tecavüzün kaçınılmaz olduğu konusunda bir bilim adam(!) sıfatıyla izleyiciyi ikna etme görevini vakur bir eda ile yerine getirmiş oluyorlar.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Ağustos 14, 2010
0 yorum Etiketler: 2. Cumhuriyetçiler, Emperyalist bir argüman olarak "Kürtçülük", Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
9 Ağustos 2010 Pazartesi
Zamandan bir pencere açılsa...
Bu 'hayaletli fotoğrafların' yaratıcısı fotoğrafçı Sergey Larenkov.
Bir bilgisayar yazılımını kullanarak 'zamanın içinden pencereler' çalışmasını yarattı. İkinci Dünya Savaşı'nda çekilmiş siyah-beyaz kareler, çekildikleri mekanların bugünkü halleriyle ve aynı perspektifle birleştirildi.
Çoğu şimdi adı St Petersburg olan Leningrad'da çekilmiş. Leningrad 1941-1944 arası Alman işgali altındaydı.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Ağustos 09, 2010
0 yorum Etiketler: Dünya Kültüründen...

Posts Relacionados
30 Temmuz 2010 Cuma
'Hamdolsun Ekonomisi'nde son durum
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Gelenek(!) bozulmadı!
"Biliyoruz; cinayeti PKK işliyor.
Gel gör ki onları dağa çıkartanlar şehirlerde. Hem de şehirlerin en lüks semtlerindeler.
Saray gibi villalarda oturuyor; kamyon gibi ciplere biniyor; özel yalıtılmış lokantalarda yiyorlar.
Sakın hayal kurduğumu sanmayın.
İsbatı ortada:
PKK canileri, 12 yurttaşımızı katlettiler.
Borsa, ertesi günü görülmemiş bir noktaya yükseldi ve tarihi rekor kırdı.
Devamını gör...
20 Temmuz 2010 Salı
Bu vatanın şehitleri
Bugün Van'da vuku bulan alçak bir saldırıda şehit düşen bir evladımızın; Serdar Yeşilyurt'un yürek burkan hikayesi, şehadeti vesilesi ile basında yer aldı.
Haber şu:
"...Kozan Garnizon Komutanı Personel Kıdemli Binbaşı Bülent Siper ve İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Kubilay Ünal, beraberindeki sağlık ekipleri ile Yeşilyurt'un Bucak köyündeki ailesinin evine gitti.
Devamını gör...
4 Temmuz 2010 Pazar
Problemi çözmenin tek yolu?
HAFTANIN KARİKATÜRÜ
İngilizlerin "Middle-East", yani "Ortadoğu" dedikleri; kendilerini dünyanın merkezinde varsayarak buna göre "merkezin doğusu" olarak tanımladıkları bölgemizde yaşanan bütün problemlerin dünyanın kaderi ile ne kadar yakından ilgili olduğunu çarpıcı bir şekilde vurgulayan bir anlatım...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Temmuz 04, 2010
0 yorum Etiketler: Gülümsemeler

Posts Relacionados
İnsanlık Tarihindeki İroni
Kendilerine uygulanan zulmü şimdi başkalarına uygulayanların resmidir.
İnsanlık ve akıl rotasını kaybetmiş bir devletin ve o devlete destek veren bir milletin resmidir.
1 Temmuz 2010 Perşembe
"Soygun sistemi"nin en gözde mesleği
Ankara Anafartalar şubesinden aldığım kredi kartı borcunu icradaki dosyası kapattığımı sandığım halde icra memuru avukatı arıyor gel kapat diyor kapatmıyorlar. Baroya şikayet etmek istedim. 100 TL. müracaat bedeli yatırmamı istiyor.
Doğrudan muhataplık için ..... Bankası internetinden şikayet dilekçesi de verdim. Arayan soran olmadı. Banka yetkilisini icra dosyasında olması nedeniyle bulamıyorum. Bankanın yüksek faiz almasının dışında ayrıca avukatlar da mağdur etmekte kartzedeleri. Tüketici hakem heyetine götürmeyi düşünüyorum.
Ayrıca bankayı, Bankalar Birliğine de şikayet etmek istiyorum. Bankanın araması için 1 hafta bekleyeceğim. Banka ile anlaşmanın yolunu bir türlü bulamadım."
Çok tanıdık bir hikaye değil mi? Hem de her gün binlercemizin yaşayıp durduğu ve artık birilerinin kanıksamamızı sabırla, inatla ve hatta öfkeyle beklediği bir hikaye! "Kuralları ben koyarım, çünkü borç isteyen sensin!" Tuzu kurulardan anında cevap: "Almasaydın, kullanmasaydın, zorla mı verdiler sana?". Yani; "Söylemeyim, söylemeyim diyodum, işte beni söylettin sonunda..." tarzında, karşısındakine derhal baş eğdirecek ve kendisine kazandığı zaferin bütün hazzını yaşattıracak bir cümle: "Almasaydın!"
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Temmuz 01, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist Kültür ve Politikalar, Güncel

Posts Relacionados



























