9 Eylül 2009 Çarşamba
SOROS FOLLUĞUNUN CİVCİVLERİ
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Eylül 09, 2009
0 yorum Etiketler: Emperyalist Kültür ve Politikalar

Posts Relacionados
8 Eylül 2009 Salı
ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİNE...
Daima büyük çilelerle imtihan edildiğine tarihin defalarca şahitlik ettiği bu büyük millet, uğradığı ölçüsüz alçaklık ve kalleşliklere kurban verdiği her yiğit evladının şehadeti ile, hem ebediyete kadar daima başı dik ve hür bir millet olarak yaşamaktan asla vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya bir daha ilan ediyor, hem de şeref ve haysiyeti için başka hiç bir milletin ödemeye cesaret edemeyeceği bedelleri, bütün acılarını içine gömerek, gerektiğinde derhal ve fazlası ile ödemeye daima hazır olduğunu da bilfiil ispat ediyor!
Artık sizler de bu ispat ve ilan'ın şerefine o büyük acınızla nail olanlardansınız.
Ne mutlu size ve ona ki, vatanına milletine kurşun sıkarak ölmedi!
Ne mutlu size ve ona ki, düşmandan kaçarken sırtından vurulmadı!
Şehitler için; "onlara ölü demeyiniz" müjdesi veren mukaddes kitabımızı imanımıza kılavuz ederek, böyle büyük acılar karşısında bile bizleri dik tutan Yüce Allahımıza binlerce hamd eder, yürekleri hepimizden çok daha fazla dağlanan sizlere ve yakınlarınıza tekrar tekrar sabrı cemil niyaz ederim.
Selam, saygı ve hürmetlerimle...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Eylül 08, 2009
0 yorum Etiketler: "Milli Birlik" Yazıları

Posts Relacionados
VATANDAŞ GÖZÜYLE "AÇILIM" VE "KARDEŞLİK"
.
"İdaresine talip olup vatandaşından yetki aldığınız memleketin menfaatlerini bir kenara bırakarak, şunun bunun talimatlarıyla bu ülke hakkında verilmiş kararları uygulamaya başlarsanız, hem kendinizi hem de bu memleketi rezil edersiniz. İşte sizin "açılımınız", işte vatandaşın açılımı!"
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Eylül 08, 2009
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Kürtçülük"

Posts Relacionados
6 Eylül 2009 Pazar
"KARDEŞLİK" MESELESİ VE BAZI HATIRLATMALAR
.
Yoktan yaratılan bir "sorun"u "biz zaten kardeşiz" diye söze başlayıp, ardından da taviz üzerine taviz vererek çözebilmenin dünyada bir örneği daha yoktur.
Buyrun size tarihten bir kaç satır:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Eylül 06, 2009
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Kürtçülük", Tarihten hatırlatmalar

Posts Relacionados
4 Eylül 2009 Cuma
Lider Kimdir?
.
İngiliz gazeteci, Sîna dağında karşılaştığı bir Bedevi’ye sorar:
“Sence lider kimdir?”
Bedevi “bir târif yapmak yerine, bir hikâye ile sorunuza cevap verebilir miyim?” der.
Gazeteci “Elbette, anlat hikâyeni” diye cevaplar.
Bedevi anlatır:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Eylül 04, 2009
0 yorum Etiketler: Genel Kültür

Posts Relacionados
Beyin gücü ve konformizm!
.
Bir örgütün başarısı, üyelerinin toplam beyin gücünü, finansmanını ve zaman kaynağını amaçlarına uygun biçimde kullanmasına bağlıdır. Bu üç unsur arasında en önemli olanı, örgütün sahip olduğu beyin gücüdür. Beyin gücü örgütte çalışan insanların bilgi, deneyim, girişim ve örgütlenme yeteneği ile yönetim kabiliyetlerini kapsar. Finansman kaynağı, zaman veya diğer üretim faktörlerinin varlığı, beyin gücü olmaksızın hiç bir anlam ifade etmez. Zira örgütlerin her türden para hareketleri, teknolojik gelişme ve uygulamaları aktif veya pasif, rasyonel veya irrasyonel, etkili ya da verimsiz kullanılabilmesi, sahip olunan beyin güçleriyle yakından ilişkilidir.
Babası, Sony İmparatoru Akio Morita’ya şöyle tavsiyede bulunmuştu:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Eylül 04, 2009
0 yorum Etiketler: Genel Kültür

Posts Relacionados
1 Eylül 2009 Salı
Müslüman Saati
.
*(Batılı yaşam tarzı ile kendi eski yaşam tarzımızı, "güne başlayış ve bitiriş zamanları" ile değerlendiren ve ilginç sonuçlara ulaşan merhum Ahmet Haşim'in ilgi ile okunacağını düşündüğümüz bir makalesi)
İstanbul’u yenileştiren ve yerlisini şaşırtan istilâların en gizlisi ve en tesirlisi yabancı saatlerin hayatımıza girişi oldu. “Saat”den kasdımız, zamanı ölçen âlet değil, fakat bizzat zamandır.
Eskiden kendimize göre yaşayışımız, düşünüşümüz, giyinişimiz ve kendimize göre dinden, ırktan ve an’aneden hayat alan bir zevkimiz olduğu gibi, bu hayat üslûbuna göre de “saat”lerimiz ve “gün” lerimiz vardı. Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve sonunu akşamın ışıkları tayin ederdi.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Eylül 01, 2009
0 yorum Etiketler: Genel Kültür

Posts Relacionados
ŞİMDİ DE BU PALAVRALAR!
Milletimize adeta zorda kabul ettirilmek istenilen garip bir dayatma var!.. “Kurtuluş Savaşı’nı beraber yaptık!..” sloganı yayılmak isteniyor.. Bunu hem Ankara’dakiler yapıyor, hem de Apo mahreçli PKK kaynakları!..
Ankara’dakiler hem de aralarında omzu kalabalık saf yetkililer de dahil, “dedelerimiz koyun koyuna şehitlikte” muhabbetine pek meraklılar! O kahraman şehitlerin etnik kimliklerini vurgulayıp sanki “Kurtuluş” ta iki ayrı millet varmış intibaı vermek doğru mu?!.. Apo ve çetesi bunu bilerek yapıyor... Onların stratejisyenleri (Batı) böyle bir dayatma geliştirip ellerine tutuşturmuştur... Apo da bu çerçevede sallıyor (Ortak vatan Türkiye-Kürdistandır(!) Kurtuluş Savaşını Türk-Kürt birlikte yaptı, birlikte kurtardık) diyerek kafasına göre Kurtuluş Savaşı üretiyor!..
Bu sözleri doğru değil, hesap kitap ortada..
Araştırmacı Gökçe Fırat’ın çalışması var... Buna göre Kurtuluş Savaşı sırasında verilen şehitlerle ilgili yöresel ve rakamsal bilgiler şöyledir..
Bunlar, yani "Kürtçülük" yapanlar belirli bir guruptur ve biz daha kurtuluş savaşımıza başlamadan önce İstanbul'da dış destekli bir Kürt Klübü kurarak bu yönde faaliyetlerine başlamışlardır ki, bu faaliyetlerin kökü 1800'lü yılların başına kadar da uzanır ve kaynağı yine aynı guruptur.
Bu noktada, Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın bir İngiliz kaynağından aktardığı bir bilgi çok dikkate değerdir. Bu kaynak; "PKK'nın basıp, katliam yaptığı köylerin en dikkat çekici özelliği, tarihteki ermeni olayları sırasında ermenilere karşı en çok direnen köyler olmasıdır!" diyor.
Kökenlerinin Kürt oldukları dahi şüpheli olanların, dışardan destekli hıyanetlerinin baş amacı; bizi Türkler ve Kürtler olarak iki keskin çizgiye ayırarak karşı karşıya getirmektir. Bunu unutmayalım. Bu ihanet şebekesinin her türlü silahlı/silahsız propagandayı rahat rahat yapmasına göz yuman bir idarenin zaafları Türkiye Cumhuriyeti'nin güçsüz olduğu görüntüsünü vermiş ve bir takım insanlar güçlü olanın yanında görünmek gereğini duymuşlarsa, bu sonucun müsebbibi en başta onlara bu cesareti veren bu idaredir.
Devletseniz gücünüzü ortaya koyacak ve devlet gibi davranacaksınız! Bunun başka yolu yoktur!
...
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Eylül 01, 2009
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak "Kürtçülük"

Posts Relacionados













