14 Temmuz 2014 Pazartesi
Osmanlı döneminde Müslüman Türk tebaanın çaresizliği
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Temmuz 14, 2014
0 yorum Etiketler: Tarihten hatırlatmalar

Posts Relacionados
8 Temmuz 2014 Salı
Aaron Swartz: Bilgi çağının ilk şehidi
Bağnazlık ve yobazlık dünyanın her yerinde aynı.
Dilleri ve dinleri ayrı olsa da insanlık yararına olan, insanoğluna yeni ufuklar açan her yeniliğe ve her gelişmeye karşı çıkanların geliştirdikleri dil ise ortak; linç, dışlama ve yok etme!
"En-el Hak" dedi diye Hallac-ı Mansur'un derisini yüzenler ve keza benzer şekilde; "dünya yuvarlaktır" diyen Galileo'yu, iddiasından vazgeçmez ise idama mahkum edeceğini ilan eden Orta çağın Engizisyon mahkemeleri, bugün adı değişmiş de olsa kendi anladığı adalet anlayışını "dağıtmaya" ve "adalet adına"(!) kendine yeni kurbanlar seçmeye devam ediyor!
Evet, 1986 doğumlu ABD vatandaşı Aaron Swartz da bilgi çağı dediğimiz şu yüzyılın başında, aynı zihniyet tarafından lince uğratılarak bir kalemde harcanan dehalardan biri. Daha 14 yaşındayken bugün bir çok insanın kullandığı bir çok ücretsiz yazılıma imza atan bu genç adam, bugün, o çok bilinen REDDIT'in de kurucularındandı.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Temmuz 08, 2014
0 yorum Etiketler: Dünyadan Haberler

Posts Relacionados
21 Haziran 2014 Cumartesi
Reddi miras ederek bu işin içinden çıkabilecek misiniz?
Evet, artık açıkça görülüyor ki, bir türlü özümseyemedikleri ve mahiyetini hakkı ile kavrayamadıkları o muazzam miras bugün kendilerine yük olmuş, bir zamanlar mücadele ettikleri karşısında pes etmiş ve havlu atmışlardır!..
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Haziran 21, 2014
0 yorum Etiketler: Türkiye'nin demokrasisi

Posts Relacionados
9 Haziran 2014 Pazartesi
Daha ne desin...
Başımıza gelen her felaketten sonra olduğu gibi Soma katliamı sonrasında da yine değişen bir şey olmadı ve tek sermayeleri tumturaklı nutuklar atmak olan makam sahipleri usulca ortadan kayboldu, el-ayak çekilirken ölen yine öldüğü ile kaldı, olan ne var ise gene geride kalana oldu.
"Sosyal bir hukuk devleti" olduğu anayasasında yer alan bu ülkenin (fakir-fukara takımındandır diyerek) cömertçe harcamaktan çekinmediği bu vatandaşlarına yaptığı üvey evlat muamelesinde de-aşağıda da görüleceği üzere-yine bir değişiklik olmadı ve her türlü siyasi ikbal hesabının yapıldığı bu ülkede ancak oyu kadar değeri olan ve her defasında kaderine terk edilen bu milyonlar, (klasik avuntular dışında) bir gün olsun bu ikbal hesaplarının içinde kendine bir yer bulamadı.
Üçüncü dünya ülkelerinin uyduruk demokrasilerine has çığırtkan politikacıları eşliğinde sürdürülen bu yalan ve talan ekonomisini beslemenin ve ayakta tutmanın zorunlu memuru olan bu milyonların ahı, ülkenin sosyal fay hatlarına bir stres ögesi olarak ha bire yüklenip duruyor. Diğer stres ögeleri ile kaçınılmaz olarak bir gün birleşince kopacak gümbürtünün şiddeti de herhalde en aldırmaz kulakların bile duymak zorunda kalacağı kadar yüksek olacaktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın...
...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Haziran 09, 2014
0 yorum Etiketler: Türkiye laik ve sosyal bir hukuk devletidir?

Posts Relacionados
29 Mayıs 2014 Perşembe
Helal Cumhurbaşkanlığı olur mu?!..
İçi boşaltılmış bir İslam anlayışına sırtlarını dayayanların "helal" konusunda gösterdiği duyarlılık ise akıllara seza! Kendi cepleri söz konusu oldu mu işlerini kitabına uydurmayı gayet güzel becerliyorlar. Konu ne olursa olsun, yeter ki ucunda para olsun, üzerine helal damgasını vurdun mu olay bitiyor! Gelsin paralar, sağılsın davarlar!
Sayıları giderek artan bu ensesi kalın, cebi şişkin "helalci taifesi", şüphesiz her sektörde iştah uyandırıyor. Sattığı ya da pazarladığı her ne ise onun üzerine işte bu "helal damgası"nı vurdurtmayı becerebilenler ise köşe olacağını biliyor. Neyse, aslında konumuz bu değil ama bu dediklerimiz az sonra diyeceklerimizle ilintili, ya da en azından bir vatandaş okuduğu bir haberden yola çıkarak bu haberi kafasındaki soru işaretleri ile ilintilendirmiş ve ortaya-çok da haksız diyemeyeceğimiz-daha başka bir soru çıkmış. Fakat önce o haber:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Mayıs 29, 2014
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
15 Mayıs 2014 Perşembe
Soma faciası
14 Mayıs 2014 Çarşamba
Barış varsa niye bu çocukları götürüyorlar?
Yukarıdaki sözler, diğer bir çokları gibi çocuğunu eli kanlı terör örgütüne kaptıran bu ülkenin vatandaşı bir “Kürt” babaya ait. Yüreği yanık anne ise: "Yani diyorlar barış var. Barış varsa niye çocukları götürüyorlar?" diye haklı olarak sormakta.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Mayıs 14, 2014
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak Kürtçülük

Posts Relacionados
12 Mayıs 2014 Pazartesi
Ağır çekim ışık hızı
Işık, yapılan ölçümlere göre vakum ortamda saniyede 299.792.458 m. yol almaktadır. Bu hız, cam, su gibi maddelerin içinden geçerken bir miktar azalmaktadır. FPS (Frame Per Second) adı verilen hızlı çekim kameraları sayesinde bir çok fiziksel olay aydınlığa kavuşturulabilmektedir. İşte aşağıdaki görüntü de saniyede trilyon kare film çeken bir FPS kamerası ile çekilmiş ve ışığın su dolu bir PET şişe içindeki yolculuğunu ağır-çekim izlemek mümkün olmuştur.

Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Mayıs 12, 2014
0 yorum Etiketler: Bilim-Teknik

Posts Relacionados












