14 Ekim 2011 Cuma
Uçan Telekulaklar!..
Soğuk savaş döneminde, Amerikan havacılık şirketi Lockheed (şimdi Lockheed-Martin oldu) tarafından geliştirilen ve "Dragon Lady" adı ile bilinen Amerikalıların o ünlü U-2 casus uçağı ile başlayan ve yine o ünlü "SR-71 Blackbird" uçağı ile devam eden istihbarat havacılığı, şimdilerde insansız (unmanned) hava araçları ile daha da bir ivme kazanmış durumda.
Bunun en son örneği, Amerikan Northrop Grumman şirketi tarafından geliştirilen "RQ-4A Global Hawk" insansız hava aracı idi. Global Hawk, bu defa Almanlar tarafından revize edilip geliştirilerek Almanya'nın hizmetine konulmuş durumda...
Konuya dair Türk medyasında yer alan haber ise şöyle:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Ekim 14, 2011
0 yorum Etiketler: Bilim-Teknik, Dünyadan Haberler

Posts Relacionados
13 Ekim 2011 Perşembe
Fıtrat, Kader ve İrade üçgeninde insan
Yeryüzünde, maddi ve manevi ne kadar değer varsa hepsini "meta"laştırıp alınır-satılır bir mal haline getiren bu zihniyet, şimdi de habire insanlara, insani değerlerini nasıl maddeye tahvil edebileceğinin yollarını (sözümona) gösterecek kitaplar yayınlayıp duruyor!..
Bu, bol reklamlı, "az bir paraya, çok şey vaadeden hazır reçeteler" için oluk oluk para akıtan insanlarımızın, ceplerinden çıkan paraların, ne karşılığında nereye gittiğini, aşağıdaki yazıyı okuyarak bir daha düşünmesini diliyorum."
Fıtrat, Kader ve İrade üçgeninde insan
Semavî dinlerin aşkın boyutunu yok sayarak mesajlarını dünyevîleştiren ve tek boyuta indirgeyen veya hakikatin bir kısmını öne çıkarıp diğer boyutlarını göz ardı eden, öteleyen onlarca kitabın yayımlandığı bir zaman diliminde yaşıyoruz.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Ekim 13, 2011
0 yorum Etiketler: Emperyalist Kültür ve Politikalar, İslamiyet ve din kültürümüz

Posts Relacionados
4 Ekim 2011 Salı
Barış Ümidi(!) var mı?!..
Habertürk Kanalında "Akşam Raporu" adlı program yayında.
Konuk Hasan Cemal.
Konu: "Kürt Meselesi(!)'nde Çözüm ümidi!.."
Hasan Cemal yeni bir kitap yazmışmış. Spiker kız soruyor:
"Barış ümidi var mı?"
Hasan "abi", önce derin bir ümitsizlik içinde imiş gibi şöyle bir duruyor, sonra "derin bir nefes" alıyor ve arkasından, en ümitsiz zamanlarda rüyalara giren o aksakallı dedeler gibi dudaklarını oynatıyor:
"Var!.."
Bizler de; "Ohh!.." diyerek, derin bir nefes alıyoruz.
İlahi, Hasan abi!
Yapma bize böyle, az daha yüreğimize indiriyordun!..
Arkasından, "yürek ferahlatan" ikinci bir haber daha geliyor:
-"Peki, bu konuda bir teklif gelse, "arabuluculuk" yapmaz mıydınız?.."
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Ekim 04, 2011
0 yorum Etiketler: 2. Cumhuriyetçiler

Posts Relacionados
2 Ekim 2011 Pazar
Halk ve Siyaset
Prof. Dr. Şahin Filiz'in; "Halkın Sırtına Binenler" başlıklı makalesinde geçen bu muhteşem vurguyu, bu ülkeyi "muhalefetsiz bırakan" o sözde siyaset erbabına ithaf etmek istiyorum!
Halk, bireylerden meydana gelse de, bireyden çok daha farklı ve çok daha ötede bir karaktere sahiptir. Bu durum, "toplumsal psikoloji", ya da "kitle psikolojisi" adı altında çok çeşitli incelemelere konu edilmiş ise de, sayın Prof. Dr. Şahin Filiz'in aşağıdaki makalesinin, günümüz Türkiye'sinin fotoğrafını gayet net bir şekilde ortaya koyması ve daha güncel ve daha somut teşhisler içermesi bakımından ayrı bir önem taşıdığına inanmaktayım.
Bu makaleyi; karada yaşamakta ısrar eden balıklar gibi siyasetin kıyısında çırpınıp duran "müzmin muhalefet"e bir faydası olacağını düşündüğümden değil ama en azından "milli muhalifler" için "ufuk açıcı" bir makale olacağının muhakkak olduğu düşüncesinden yola çıkarak sizlerle paylaşmayı gerekli buldum. Şimdi, geçelim o makaleyi okumaya:
HALKIN SIRTINA BİNENLER
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Ekim 02, 2011
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
24 Eylül 2011 Cumartesi
Kuklacının Oyunları ve Pinokyo'nun Halleri
* * *
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Eylül 24, 2011
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
Kapitalist kriz nedir?
Bütün bir insanlığı bir avuç elitin kölesi haline getirmek hedefinde olan kapitalizm, kaçınılmaz krizlerinin çözümü için kendi koyduğu kurallar dışında başka bir çözüm yolu yokmuş gibi davranmaya devam ediyor. Oysa, insanlık artık (liberal) "demokrasi" adı altında "kutsanan" bu soygun düzeninin gerçek demokrasi ile bir ilgisinin olmadığının farkına daha çok varıyor ve "emperyalist soygun"a karşı çıkmanın "demokrasiye karşı çıkmak" demek olmadığını daha iyi anlıyor ve anlatıyor.
Bundan sonrasında söz, Santiago Alba Rico'da...
Kapitalist kriz nedir?
Öncelikle kapitalist krizin ne olmadığına bakalım.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Eylül 24, 2011
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak Demokrasi

Posts Relacionados
22 Eylül 2011 Perşembe
Kana petrol karışınca Libya’ya leş kargaları üşüştü
Bir gazetenin başığı aynen şu şekildeydi dün:
“Yes you can!”
Utanmadan gaz veriyorlar bir de... “Evet yapabilirsin!”
Yapamazsan da “no problem”, yaptırırız be abi!
İsyan nedir, nasıl çıkarılır, kimlerle işbirliği yapılır bir bir anlatır, baktık hâlâ “rolü”nün ne olduğunu kavrayamamışsın, bir de provasını yaptırırız; kostümlü, kostümsüz...
Bize hepsi uyar!
Dünkü gazetelere bakılırsa, uymuş da zar: Libyalı muhalifleri Türk özel harekâtçılar eğitiyormuş. “Hedef” ülkeye “gazeteci” kılığında sızdıktan sonra, “isyancı adayları”nın “koç”luğuna başlamışlar: Teknik, taktik... Muhalif ordusu Türkiye’de
Birkaç gün önce Arslan Bulut da yazdı: Suriyeli muhaliflerin rol dağılımının yapıldığı yer de Türkiye!
Bu iddianın sahibi genç bir AKP’li!
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Eylül 22, 2011
0 yorum Etiketler: 2. Cumhuriyetçiler, Emperyalist bir argüman olarak Demokrasi

Posts Relacionados
21 Eylül 2011 Çarşamba
Tasmalı Kölelik !
Sakson köleleri, boyunlarında efendilerinin adının yazıldığı tasmaları taşırlarmış. Ki, sahibinin kim olduğu belli olsun, ona göre muamele görsün!
Saksön köleliği, milattan önce 3. yüzyıldan itibaren biliniyor. Avrupa kıtasının eski kavimlerinden olan saksonlar Germen asıllıdırlar. Bugünkü Almanya’nın Saksonya eyâletine ad veren bir kavimdir. Ren ile Elbe nehirleri arasında, M.Ö. 3. yüzyıldan beri bulundukları biliniyor. Mîlâttan sonraki ilk yüzyıllarda bölge dışına taşarak, Britanya Adasına, yâni İngiltere’ye gittiler. Britanya Adasının her tarafına yayıldılar; güney ve güneydoğu kısmına hâkim olup sömürge hâline getirdiler. Denizlerde korsanlık yaptılar. Sekizinci yüzyılda dörde bölünüp, parçalandılar. Zulüm, onları da tarih sahnesinden sildi.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Eylül 21, 2011
0 yorum Etiketler: Dünya Kültüründen..., Tarihten hatırlatmalar

Posts Relacionados














