23 Aralık 2010 Perşembe
Asıl sıkıntımız...
İktidar olmak için "yetki" istedikleri milletin içinde, Atatürk'ün yolunda yürümeye azmetmiş insanların sayısını o kadar "az" buluyor olmalılar ki, kendilerini, bu cumhuriyetin adına dahi tahammül edemeyen kimi "guruplara" mavi boncuk dağıtmak ihtiyacı içinde görüyorlar! O kadar ki, açıkça etnik milliyetçilik yapan ve ayrılıkçılara omuz verenleri, cemaat hocalarına övgüler dizenleri dahi parti yönetimine dahil etmekte hiç bir beis görmüyorlar!
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Aralık 23, 2010
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
21 Aralık 2010 Salı
Altın Piyasasındaki Büyük Oyun
HABLEMİTOĞLU BU ÇETENİN ÜSTÜNE GİTMİŞTİ
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Aralık 21, 2010
0 yorum Etiketler: Ekonomi ve Bağımsızlık, Ekonomi Yazıları

Posts Relacionados
19 Aralık 2010 Pazar
Okuyun!!!
İşte, o satırlar:
Okuyun!!!Devamını gör...
26-27.11.2007 tarihleri arasında Cizre Barajı ile ilgili olarak fizibilite incelemesi yapmak üzere Cizreye gittim.
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazar, Aralık 19, 2010
0 yorum Etiketler: Türkiye'nin Ekonomisi

Posts Relacionados
18 Aralık 2010 Cumartesi
"Serbest Piyasa" ışığında(!) Türk siyaseti
Bugün, şiddetle muhalefet ettikleri bir düşünceyi iktidara taşıyan ortamı hazırlayanın bu "vurgun düzeni" olduğunu bilseler, acaba bu konuya bu kadar bigâne kalırlar mıydı? Siyaset yapmak adına sadece "vatanseverliklerini" ortaya koymanın yeterli olduğunu düşünenler, halkın; kendilerine düşündükleri kadar rağbet etmemesini, onların bilinçsizliklerine ve duyarsızlıklarına bağlıyor ve onları; oylarını bir kaç torba kömür ve makarnaya satmakla itham ediyorlar. Ellerinde; halka sunacakları hiç bir tutarlı proje olmadan, sadece: "Bunlar iktidardan insin, yerine bizim gibi demokrat ve vatanını seven insanlar gelsin!" demekle de halkın kendilerine, bugün olmasa da, "elbet bir gün", (gerçekleri anladıkları an) rağbet etmeye "mecbur kalacaklarını" düşünüyorlar.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cumartesi, Aralık 18, 2010
0 yorum Etiketler: Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados
8 Aralık 2010 Çarşamba
Gerçekten özgür müsünüz?..
Şimdi, işin bir de şu yönü var ki, daha "giderilememiş" bunca ihtiyacınız varken, inayet olası fakir fukaraya şöyle gönlünüzce yardım da edemiyorsunuz tabii ki!.. Bir gün, şöyle bir eliniz "bolalsın" da inşallah...
İşin şakası, sitemi bir yana; "ihtiyaçlarımız" arttıkça, "muhtaçlığımız" da artmıyor mu? Hani duymuşsunuzdur; adamın biri Hz. Muhammed'e: "Ya Resulallah, zengin olmak istiyorum, ne tavsiye edersiniz?" diye sorunca, Hz. Peygamber, şöyle buyuruyor: "İhtiyaçlarını azalt!" Bu, bir "savuşturma" cümlesi değil, aksine, üstünde uzun uzun düşünülmesi gereken, kısa ama muhteşem bir cevaptır. Çünkü, görüldüğü üzere; ihtiyaçlar arttıkça, muhtaçlık da artmakta, muhtaçlığın artması ise insanı o muhtaçlığı gidereceği düşünülen her kim veya her neyse, işte ona mahkûm etmektedir. Bir başka deyişle, edinilen, kazanılan, sahip olunan her şeyin karşısında, derhal onları "kaybetme korkusu" belirivermektedir.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Aralık 08, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist Kültür ve Politikalar

Posts Relacionados
7 Aralık 2010 Salı
Somali kıyılarının ve Hint Okyanusu'nun gerçek korsanları kim?
"Who are the real pirates off the coast of Somali in the Indian Ocean?" diye soruyor, www.notmytribe.com adresli internet sitesinde Tony Logan ve şöyle devam ediyor:
"Son bir kaç hafta içinde, kuırumsal basının, taşlanarak öldürülen genç bir kız ve 'korsanlar' merkezli haberlere yoğunlaşması, Amerikan devletinin, kurumsal basını demirden pençesiyle nasıl kontrol ettiğinin açık bir göstergesidir. Pentagon'un yarattığı ülkede milyonlarca aç mültecinin varlığı ise nedense kimsenin aklına gelmiyor. Amerikan medyası için onlar bir "Indiana Jones" hikayesi! Ve korsanlar da onunla hep eğlenceli oyunlar oynayan neşeli insanlarlar! Peki, o halde Somali kıyılarının ve Hint Okyanusu'nun gerçek korsanları kim? İşte; "Asia Times Online" haber sitesi bize, tam da bu konuyla ilgili kimi bilgileri veriyor: NATO reaches into the Indian Ocean (NATO, Hint Okyanusuna el attı)
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Salı, Aralık 07, 2010
0 yorum Etiketler: Dünyadan Haberler, Emperyalist Kültür ve Politikalar

Posts Relacionados
6 Aralık 2010 Pazartesi
Bunları da mı milli irade istedi ?!..
"Amerikan tipi Demokrasi" dedikleri de herhalde bu olsa gerek!
Sözü uzatmadan, nedir bu milli irade ve nedir bu, bunların demokrasisi, anlamak için gelin; 5 Aralık 2010 tarihinde, Yeniçağ Gazetesi'nde yazan Selcan Taşçı'nın köşesine gönderilen bir okur mektubunu birlikte okuyalım:
"Halkın yüzde 80’inden fazlasının ABD politikalarına karşı olduğu bir ülkede nasıl oluyor da ‘milli irade’, ABD politikalarını uygulamakla yükümlü partileri ve politikacıları işbaşına getirecek biçimde ‘tecelli’ ediyor? Bir terslik yok mu bu işte!
Ey “Biz katile katil deriz” diyen Recep Tayyip Bey, Irak’ı kan gölüne çeviren katil Amerikan askerlerine “kahraman” demenizi ve bu katiller sürüsünün “evlerine sağ salim dönmeleri için dua etmenizi” sizden “milli irade” mi
istedi?
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Pazartesi, Aralık 06, 2010
0 yorum Etiketler: Emperyalist bir argüman olarak Demokrasi

Posts Relacionados
3 Aralık 2010 Cuma
Kuantum Fiziği ve Bilinç
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Cuma, Aralık 03, 2010
0 yorum Etiketler: Genel Kültür

Posts Relacionados
2 Aralık 2010 Perşembe
Şems'in 40 kuralı
KURAL 2: Hak Yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!
KURAL 3: Kuran dört seviyede okunabilir. ilk seviye zahiri manadır. Sonraki Batıni mana. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.
KURAL 4: Kainattatki her zerrede Allahın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allahı görüp yaşayan olmadığı gibi, Onu görüp ölen de yoktur. Kim O nu bulursa, sonsuza dek Onda kalır.
KURAL 5: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; Alık kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var.
KURAL 6: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Âşık dilsiz olur.
KURAL 7: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Perşembe, Aralık 02, 2010
0 yorum Etiketler: İslamiyet ve din kültürümüz

Posts Relacionados
1 Aralık 2010 Çarşamba
WIKILEAKS BELGELERİ, ERDOĞAN’IN SERVETİ VE YEŞİL CENNETTEKİ SIR HESAPLAR
Bugünlerde, bizde olduğu gibi diğer bir çok hükümetin de başını ağrıtan "Wikileaks Belgeleri" de, dünyada artık yeni bir dönemin başladığının adeta habercisi sanki.
Bu belgelerden Türkiye'nin payına düşenler ise epey bir baş ağrısına sebep olacak gibi. Bunların başında ise sayın başbakanımızın serveti ile ilgili bölümler geliyor.
Bu belgelerde söylenenlere bakınca insan, ister istemez biraz daha gerilere gitmek ihtiyacını duyuyor. Mesela;
-Daha AKP kurulurken Rahmi Koç gibi ülkenin en önde gelen bir işadamı; "Erdoğan'ın 1 Milyar Doları var!" demek gereğini neden duymuştu?
-Daha sonraları aynı konu yeniden gündeme gelmiş, Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Sabahattin Önkibar, 6 Şubat 2010 tarihinde; "Wikipedia sitesinde yer alan: “Tayyip bey; Brunei Sultanı, Suudi Kralı ve Körfez Emirlerinden sonra dünyanın en zengin 7. lideridir. 2 milyar dolarlık serveti var.” bilgisini köşesine taşımış, ardından Rahmi beyin söyledikleri karşısında sessiz kalan Erdoğan, Önkibar’a karşı ise sessiz kalmamış ve derhal dava açmıştı. Önkibar, bunu köşesinde şöyle dile getiriyordu:
Devamını gör...
Gönderen A. Hüsnü Sezgin zaman: Çarşamba, Aralık 01, 2010
0 yorum Etiketler: Milli Güvenlik Meselelerimiz, Türkiye'de Siyaset ve Siyasi Kültürümüz

Posts Relacionados