Her şeyin bir düzen içerisinde ve o düzenin belirlenmiş kurallarına riayet ederek yaşayageldiği şu kainat nizamında, yaradılış ve varoluş sebebine aykırı hareket etmek, kendi kıyametini hazırlamak demektir. Yakın bir zaman önce, Menderes'in Demokrat Partisinin müfrit bir taraftarı olmakla ün yapmış yaşlı bir amca; "şimdiki siyasetçilere bakınca, bizim beğenmeyip de iktidardan uzaklaştırdığımız o zamanki CHP'li vekiller aklıma geliyor. Onlardan herhangi biri, şimdi karşımdan gelmiş olsa, vallahi de billahi de hiç tereddütsüz sarılıp ellerinden öperdim!.." demişti de etraftan bunu duyanlar onun bu sözlerini çok garipsemişlerdi. Halbuki, "devlet adamlığı" sıfatını hak eden insan türünün yetişmesine bir zamanlar bir hayli müsait olan bu vatan topraklarında, bugün "kabaktan" başka bir şey yetişmiyor ise, bunda şaşılacak ne var?!.. Siz, size emanet edilen bu vatanın bağrını sonuna kadar Batı'ya açmışsanız, o da oraya gül dikecek değildi ya!..
Şimdi sadede gelecek olursak; yozlama adamlara yol veren 3. Dünya demokrasilerinin "ileri" bir örneği olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye Cumhuriyeti, onu böyle bir vasata sürükleyenlerin elinde meçhul bir âkibete doğru hızla sürüklenmeye devam ediyor! Şekilsiz, ilkesiz, idealsiz; pazarcı esnafı gibi "geel abla geel, malın iyisi burda!.." çığırtkanlığının adı "siyaset", çığırtkanların adı da "siyasetçi" olmuşsa, vay bu ülkenin haline!..
Cumhuriyeti cumhuriyet yapan değerlerden taviz vermeyi "siyaset yapmak" zannedenlerin, "ben Mevlana değilim, adam ol da öyle gel!" diyen yeni yetme bir delikanlı kadar idraki yoksa, vatandaş olarak biz daha ne diyelim?!..
Bir taraftan "Kürtçüler"den, bir taraftan "Cemaatçiler"den medet umacaksın, bir taraftan da "Cumhuriyetçiler, benim arkamdan gelsin!.." diyeceksin, öyle mi?!.. Öyleyse, yolunuz açık, adınız Mesut, soyadınız Bahtiyar, yeni yoldaşlarınız da size hayırlı, uğurlu ve de mübarek olsun, diyoruz!..
.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder