"Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" misali, Türkiye'yi "dönüştürme"ye ve cumhuriyetin temel değerlerini "değiştirme"ye yönelik bir "organizasyon"un, amacına ulaşmak uğruna, sistemli ve ibret verici bir şekilde "demokrasi"nin bütün imkânlarını "kullandığını" nice aklı başında ve vicdanı yerinde adamlar yıllar yılı yazıp çizmekte ve bu gidişin, bu milletin hayrına bir gidiş olmadığını, ellerindeki imkânlar ölçüsünde ve adeta kendilerini yırtarcasına bu millete anlatmaya çalışmaktalar...
Millî olan ne varsa, Türk adı, Türkiye adı, Atatürk adı nerede geçiyorsa, onları oradan kazımaya, bütün bunlar kimlerin gönlünde yaşıyorsa, onları sindirip, susturmaya ve Türk ve Türklüğe dair ne varsa, onların kendini ve izini bu topraklardan silmeye kararlı olan bu, "uluslararası organizasyon"un etkisini ve varlığını, bu milletin her ferdi, artık kendi şahsında, bizzat hissediyor. Durumun ne raddeye geldiğini görmek bakımından, Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Selcan Taşçı'ya gönderilen bir okur mektubuna bakmak yetiyor. İşte o mektup:
"Bir şehit yakınından mesaj aldım. KPSS’ye girmiş, bir kamu kurumunda görev almak istiyormuş. Bu nedenle bugüne kadar kaleme aldığı ve internet üzerinden, gazete, dergi yoluyla kamuoyuyla paylaştığı ve milli duygularının ifadesi olan yazılarının altındaki “imzası”nı silme operasyonuna girişmiş. Utanarak, özür dileyerek “yardım” talep ediyor; “sicilini düzeltmek!” için. İşte ileri demokrasi ülkesi; ülkesini seven insanların “devlette” yer bulabilmek için “sevmiyormuş taklidi” yapması gerekiyor....
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr...hp?haber=15214

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder