18 Şubat 2018 Pazar

İçeriden Fethedilen Kale: CHP (III)





Evet, CHP'nin yakın tarihine ışık tutan bu ilginç yazı dizisine, bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz:

BÖLÜM V

-Evet Kılıçdaroğlu YEŞİL GLADİO'nun desteği ile gündeme getirdiği baskın olağanüstü kurultayı blok liste şeklinde yapmıştır ve PM ile MYK'daki BAYKAL -SAV ekibinin ağırlığını büyük ölçüde kırmıştır... Ama henüz gerçek mânâda başarabildiği bir şey yoktur...

-Kılıçdaroğlu arkasından rüzgar estirilmektedir ancak küresel güç odakları Kılıçdaroğlu'nun acilen somut bir başarıya yahut başarı algısına ihtiyacı olduğunu çok iyi bilmektedirler...

-Ve Baykal-Sav ikilisinin PM ve MYK etkisini kıran Kılıçdaroğlu için fırsat hemen önündedir: "Referandum". Özellikle HSYK'nın yapısının değişmesinin gündemde olduğu bu referandumda AKP "Evet" kampanyası yürütürken, Kılıçdaroğlu CHP Lideri olarak ilk seçim maratonuna başlıyordu...

-Referandum sonuçları açıklandığında sandıktan % 57,88'si "Evet", % 42,12'si "Hayır" şeklinde sonuçlar çıktı. AKP yeni Anayasa'yı kabul ettirmiş, Erdoğan 2.kez balkon konuşmasını yapmıştı. Ancak AKP'nin bu zaferinin hemen ertesi gününden itibaren tuhaf bir durum ortaya çıkacaktı.


Devamını gör...

11 Şubat 2018 Pazar

İçeriden Fethedilen Kale: CHP (II)




Gazeteci Celal Eren Çelik tarafından kaleme alınan ve kendi twitter hesabı olan @yazparov'da yayınladığı "İçeriden Fethedilen Kale: CHP" başlıklı "flood"larını, önemine binaen bir araya getirerek bir önceki sayfada yayınlamıştım. Yine aynı hesap tarafından yayınlanan ikinci paylaşım dizisini de burada, yine aynı nedenle okuyucunun dikkatine sunuyorum. 

BÖLÜM: III

 -Flood serimizin yayınlanmasının hemen ertesi gününde ismini burada veremeyeceğimiz, ancak Sn.Uğur Dündar'ın çok yakın çevresinde olan ve çok güvenilir bir kaynak bize ulaşarak floodda Uğur Bey ile ilgili geçen bölümle ilgili bilgilerini aktardı...

-Kaynağımız, floodumuzda yazdığımız Kılıçdaroğlu-Fırat ve Kılıçdaroğlu-Gökçek düellolarının planlama ve yayınlanmasından Aydın Doğan'ın zerre kadar haberi olmadığı gibi yayınlardan da son dakikada haberdar olduğunu belirtti...

Devamını gör...

7 Şubat 2018 Çarşamba

İçeriden Fethedilen Kale: CHP (I)



O malûm ve meş'um B.O.P Projesi çerçevesinde, ülkelerin sınırlarının "plan doğrultusunda" değişebilmesi için evvela o ülkelerdeki siyasi yapıların ve kamuoyu algılarının da değişmesi gerekiyordu. 

Bu anlamda "MHP'nin dönüştürülmesi işi" (proje sahipleri açısından) nispeten daha kolay oldu. CHP'ninki ise biraz daha "zahmetli" oldu ama  "temiz" oldu! 

Twitter'dan takip ettiğim Celal Eren Çelik'in kaleme aldığı aşağıdaki twit dizisi, kronolojik bir sıralama ile CHP'nin nasıl dönüştüğü mükemmel bir şekilde anlatıyor. 

"Partici" değil ama "Partili" olarak kalmayı başarabilmiş vatandaşlar için oldukça faydalı olacak olan bu "akışı" burada sizlerle paylaşıyor ve sayın Çelik'e, daima el altında bulundurulması gerekli bu önemli çalışmasından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Buyrun:

Devamını gör...

1 Aralık 2017 Cuma

MESELE "MİLLİ" İSE...


Zarraf davasının “milli bir mesele” haline geldiğinden yana bir şüphemiz yok.

Fakat bu “mesele”, ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için fırsat bu fırsat diyerek kullandığı, tesadüfen ortalığa faş olmuş bir mesele de değildir. Evvela bunun iyi bilinmesi lazım.

Bu mesele, yıllar öncesinden “tarafları arasında” mutabakata varılmış o meş’um BOP Projes’inden kaynaklanan ve taraflardan birinin anlaşma şartlarını ihlal etmesinden dolayı ortaya çıkmış bir meseledir.

An itibarı ile ortaya çıkan “fiili durum”, sonuçları itibarı ile bu anlaşmanın tarafı olmayan, ya da “olmadığını zanneden” Türk milletinin maddi ve manevi varlığına kasteder bir hâle dönüşmüştür. Daha da açığı, Türk milleti, şartlarından haberdar olmadığı bir borç anlaşmasına, vekâlet verdiği bir iktidar yolu ile bilmeden kefil edilmiştir. Meselenin milli bir hal arz eder hale gelmiş olmasının sebebi işte budur.

Devamını gör...

22 Ekim 2017 Pazar

Erdoğan'ın Konfederalizmle İmtihanı


Barzanistan'ın kanalı Rudaw'ın Washington temsilcisi Namo Abdulla, RTE'na attığı tiwitte demiş ki:

"Confedralism w/ oil-rich Kurdistan would help Erdogan achieve his vision of transforming Turkey into regional superpower." 

(Petrol zengini kürdistan'la konfederalizm, Erdoğan'ın TR'yi bölgesel süpergüç yapma vizyonuna yardımcı olur).

"Barzanistan hayali suya düştü" diye düşünenler, bir daha düşünsün derim.
Ta başından beri yapılan planlama tıkır tıkır işliyor.
RTE'ye; "Böyle bir teklifle gelirseniz düşünürüz" dememek için hiçbir mazeret bırakmayacak kadar net ve bir o kadar da "baştan çıkarıcı" bir teklif!
Hele ki AKP'yi "böylesine yıpranmış bir şekilde 2019 seçimlerini nasıl alırız" kaygısı sarmışken...

Devamını gör...

10 Ağustos 2017 Perşembe

Kemalist olarak yaftalanmak!..

Ya da,

HAYSİYETSİZCE YAPILAN NUMUNELİK BİR BİLİNÇALTI TECAVÜZÜ!..

"Balyoz davasında yargılanan bir çok subay Fetöcüler tarafından Kemalist olarak yaftalandı. Belki öyleydi, belki değildi..." diyen külahımın gazetecisi Nedim Şener!

Önce lütfen aşağıdaki kısa videoda geçen diyalogları ve bu diyaloğun arasına şıkıştırılıveren Nedim Şener'in yukarıdaki sözlerini duyun ve sonra da videodan sonra alıntılayarak buraya koyduğumuz gazeteci Müyesser Yıldız'ın yazısından bir bölümü, bu dinlediklerinizle üst üste koyun:




Son Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı ile alınan kararlar konusunda öne çıkan soru işaretlerini Gazeteci Müyesser Yıldız, odatv sitesinde yayınlana makalesinde son derece net bir şekilde ortaya koymuş. Diyor ki:


Devamını gör...

11 Temmuz 2017 Salı

Sihirbazın eline değil, perdenin arkasına odaklanın

Bu hatayı ülkedeki SOL siyasete hep yaptırıyorlar!

Ülkeyi "Kürtçülük siyaseti" ile kaosa sokmayı amaç edinenler, sanki bütün "Güneydoğu'halkı "Kürtçü" siyasetten başkasına destek vermez" gibi bir varsayımından hareketle, bu illegal siyaseti CHP'nin başını çektiği SOL'a yamamaya çalışıyorlar!

Böyle olunca da, "Atatürk'e bağlı sol", ya da Atatürkçü bir sol siyasete karşı durmayacak önemli bir muhafazakâr kitle, işte bu yüzden CHP'den uzak duruyor!

Şimdi CHP'ye düşen iş, bunun hesabını yapmaktır: Oy almadan madem olmuyor ise, hangi kesimin oyuna talip olmak daha akıllıca?..

İşte, bu anlamda aşağıda paylaşacağım twitler, benim de prensip olarak yerinde ve doğru bulduğum "ADALET YÜRÜYÜŞÜ"nün altyapısı ve ne yöne evrilebileceği ile ilgili önemli tespitler içermektedir.

Devamını gör...

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yoksa Türk milletinden 9 Eylül 1922'nin intikamı mı alınıyor?

Belki haberiniz oldu, belki olmadı. Bundan bir hafta kadar önce, Ege Denizi’nde, Rodos adası açıklarında, Türk bayraklı bir kuru yük gemisine, Yunan sahil güvenlik botları tarafından ateş açıldı.(*)

Ağır silahlarla yapılan saldırıda gemimize 36 adet mermi isabet etti ama şükür ki, ölen ya da yaralanan olmadı.

Bu son olay bile bize, Ege'yi bir Yunan denizi haline getirme arzusunun ne kadar yüksek olduğunu göstermeye fazlası ile yetiyor. Sessiz sedası Yunan'a teslim ettiğimiz 18 ada ve kayalıkların ardından gerçekleşen bu olayda, Yunanistan'ın bu cesareti nereden bulduğunu sormak, zannederiz abes bir soru olacak.

Diğerleri ile birlikte, milli egemenliğimize açık bir meydan okuma olarak tarihe geçecek bu olay karşısında sessizliğini sürdüren bir iktidarın milliliğini sorgulamak, her Türk vatandaşı için artık bir zorunluluk haline gelmiş olsa gerek!

Devamını gör...
 

"Allahsız Oğlu Allahsız"

Firavunların Laneti ile Damgalandı: "Allahsız Oğlu Allahsız" - Açık İstihbarat

Sizi artık ne gücünüz, ne malınız mülkünüz, ne gizli hesaplardaki paranız, gizli ortaklıklarınız, sansürünüz, RTÜK'ünüz, her yıl yenisini yaptırmakla övündüğünüz hapishaneleriniz, eteğinizi öpen basınınız, biat etmiş yargıçlarınız, silah arkadaşları bin bir iftirayla tutuklanırken size topuk selamı veren generalleriniz;

Ne öfke ve kin kusan diliniz, korku filmine dönen çehreniz, yalakalarınız, dalkavuklarınız, jurnalcileriniz, gaz bombalarınız, özel yetkili mahkemeleriniz, 'akilleriniz'...

Allah'ı kandırmak, güya günahlarınızın kefaletini ödeyip sıyırmak amacıyla, halkın parasıyla inşa ettirmeye giriştiğiniz cami-mabed'leriniz..

Hiç birisi kurtaramayacak demektir...

Devamı...

Perdenin arkasında hava kötü

Sürece Diyarbakır'dan bakınca...


Örgütün gizli ajandasını anlamamız
için son iki gün içinde yerinde teyit ettiğim üç noktayı kayda geçeyim:

1- Örgüte katılım artıyor.Yeni yapıda rol almak için dağa çıkanlar artıyor. Burada örgütün şöyle bir taktiği var. Çekilme adı altında gidenlerin ciddi bir kısmı bu yeni katılımlar. Bir yandan da tecrübeliler içeride bekletiliyor. Hem bölgedeki koordinasyonu yapıyorlar hem de olası bir yol kazası sonrası çatışmaya hazır bekliyorlar. Plana göre ekime kadar tecrübeliler çıkmayacak. Sonra da kar kış bahanesiyle kalmaya çalışacaklar.

2- PKK ağır silahlarını ve bombaları belli bölgelerde depoladı.
Etraflarını da bubi tuzakları ve mayınlarla çevirdi. Dolayısıyla ihtiyaç halinde lojistik sorunu yaşamayacak. Asker bir şekilde buralara girmek isterse de ağır zayiat verecek.

3- Örgüt bu süreci legalleşme dönemi olarak gördüğü için önceki gün yeni bir kampanyanın startını verdi. Bundan sonra herkes evine ve işyerine Öcalan posterleri asacak.

4- Örgüt uyuşturucu ekimine hız vermiş. Diyarbakır kırsalı esrar tarlalarıyla dolu. Diyarbakır neredeyse suç ihraç ediyor. 'Nasıl olsa çözüm sürecindeyiz operasyon olmaz' diye köylüleri de baskı altına almışlar.

Başka örnekler de vermek mümkün. Yani örgüt bir yandan çözüm/barış diyor ama öbür taraftan başka bir ajandanın yol haritasını uyguluyor.